Series Banner
Novel

Bölüm 739

Rebirth of the Thief Who Roamed the World

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 739: Karanlık Elf Kabilesi

Şüphe tohumları çoktan ekilmişti. Eğer başka bir şüpheli olay daha yaşanırsa Boynuzlu Boğa muhtemelen Melek Müfrezesinden atılacaktı.

「Boynuzlu Boğa denen eleman nasıl birisi?」 diye sordu Nie Yan Atik Acer'e fısıldama sohbetinden.

「Tam bir yorum yapamam. Çabuk heyecanlanan bir karakter. Çok sayıda kişi bu huyundan dolayı ona gücenmiş durumda, ama kendi tarafına çok sadık birisi. Birlikte oldukça yakın olduğu arkadaşları var. Eğer başka birini hedef alsaydık muhtemelen daha zor olurdu. Ama suçu onun üzerine atmakta problem yaşamayız,」 dedi Acer Atik.

Nie Yan Boynuzlu Boğanın karakterini anlayabiliyordu. Eleman açık sözlü ve dürüst birisiydi. Diğerleri ile konuşma tarzı oldukça açıktı. Çoğu kişi bunu onaylamıyordu. Çoğu zaman onun söyledikleri diğer insanları incitiyordu.

「Bu oyuncunun Melek Müfrezesinde olması yazık olmuş.」 Boynuzlu Boğanın heyecanlı karakteri düşünüldüğünde, kendisi gibi açık sözlü kişileri Niuren Birliğinde de bulabilirdi.

「Melek Müfrezesinden atıldığında onu yanımıza çekebiliriz.」

「Fena fikir değil,」 Boynuzlu Boğa Melek Müfrezesinin üst düzey oyuncuları arasında yer aldığına göre yetenekli birisi olmalıydı.

Nie yan artık bu meseleyle ilgilenmiyordu. Kelun Kasabası için hazırlığa başladı.

Nie Yan Ork Kralı Şehrine geldiğinde bir bildirim aldı, bu bildirim Çalıkuşunun Şarkısı göreviyle alakalıydı.

Eğer Tespih hakkında daha fazla bilgi istiyorsanız Kelun Kasabasına gidin. Yaşlı ork Demirci Kuru bir şeyler biliyor.

Nie Yan'ın planında bir sonraki hamle olarak oraya gidip Çalıkuşunun Şarkısı görevi hakkında bilgi toplamaktı. Her ne kadar Suikastçının Kalbinin ne olduğuna dair hiçbir fikri olmasa da bunun Kutsal Ruh Kalbine benzer bir şey olduğunu ve ileride işine yarayacağını tahmin ediyordu. Bundan dolayı görevi denemeye değerdi.

Nie Yan hala bir numaralı oyuncu olmasına rağmen bu durum her daim bu şekilde devam edecek diye bir kaide yoktu. Bütün oyuncular gelişimine devam ediyordu ve ekipmanlarını da gün geçtikçe daha kaliteli hale getiriyorlardı. Hiçbir dağ sonsuza kadar ayakta kalamazdı. Eğer efsanesini sürdürmek istiyorsa durmaksızın gelişmesine devam etmeliydi.

Nie Yan'ın şu anki asıl hedefi Despot Abak Setini tamamlamak, sekiz karakter özelliğini elde etmek, Zenard'ın Kılıcındaki son mührü kaldırmak ve Suikastçının Kalbi görevini bitirmekti. Ancak bu şekilde yenilmezliğini devam ettirebilirdi.

Nie Yan Kelun Kasabasına giderken Melek Müfrezesi çoktan kendisine karşı önlemler almaya başlamıştı. Düşman oyuncular korku ya da hayranlıktan ziyade aşağılanmış hissediyorlardı. Tek bir Hırsızla bile başa çıkamamışlardı! Fakat rakibin Nirvana Alevi olduğu düşünülürse aslında mantıklıydı. Göklere bile meydan okuyabilecek bir oyuncuydu o!

Kelun Kasabası, Ork Kralı Şehrinin güneyinde bulunan, pek gelişememiş bir bölgeydi. O kadar ıssız bir yerdi ki haritada bile işaretli değildi.

Burası yıl boyunca sis tabakası bulunduran bir yerdi. Eğer Ork Kralı Şehrinden buraya bir transfer noktası olmasaydı sıradan oyuncular burayı kesinlikle bulamazdı.

Caddenin iki tarafında harabe şeklinde evler vardı. Çoğu terk edilmiş, boş evlerdi, buranın sakinleri Ork Kralı Şehrine göç etmişlerdi. Sadece yaşlı olanlar kalmıştı.

Nie Yan etrafına bakındı. Haritadaki görev işaretini takip ederek eski bir demircinin önüne geldi.

Demir tezgahında yaşlı bir NPC vardı, demir dövüyordu. Nie Yan adamı Üstün Sezi ile inceledi. Bu kişi Demirci Kuru'ydu.

Yaşlı NPC Nie Yan'ı fark ettiğinde gözlerinde korku ve endişe dolu bir ifade belirdi. Çekicini yere indirerek gergin şekilde yaklaştı.

"Yü... Yüce Elçi, hoş geldiniz. Acaba neden benim demircime geldiğinizi öğrenebilir miyim?" Kuru eğilerek selam verdi.

"Merhaba, Demirci Kuru. Önemli bir mesele için buradayım. Lütfen bana Tespih Çekici hakkında bildiklerini anlat."

"Oh... Üzgünüm, ama ben bir şey bilmiyorum. Size yardımcı olamam," dedi Kuru bir süre tereddüt ettikten sonra, bakışlarını Nie Yan'dan kaçırıyordu.

Nie Yan anında şüphelendi. Nazik davrandığı için istediği cevabı alamamıştı. Yüce Elçi unvanından dolayı Kuru'nun yaşamına veya ölümüne karar verebilirdi.

"Atlas İmparatorluğunun kanunlarından haberin vardır diye tahmin ediyorum. Benden bilgi saklamanın nelere yol açabileceğini biliyorsun değil mi?" Nie Yan'ın gözleri soğuk bir ifadeyle parlıyordu.

Kuru korku ile titredi.

"Eğer bana yalan söylediğini öğrenirsem sadece seni değil bütün aileni Ork Kralı Şehrinin zindanlarına attırırım. Hayatınızın geri kalanını hapishanede geçirir ve bir daha gün yüzü görmezsiniz," dedi Nie Yan soğuk bir ifadeyle.

Kuru aniden güçsüzleştiğini hissetti. Neredeyse olduğu yere yıkılacaktı.

"Efendi Yüce Elçi, lütfen cahilliğimi bağışlayın. Aslında Tespih Çekici hakkında bilgim var. Dağların tepesinde bir karanlık elf kabilesi yaşar. Gece çöktüğünde buraya gelip benim ürettiğim silahları alırlar, bana sadece daha fazla üretim yapabilmeme yetecek kadar altın bırakırlar. Onların emirlerini dinlemekten başka çarem yok! Çok güçlüler! Üz... Üzgünüm. Lütfen günahlarımı affedin. Karanlık elflerin Atlas İmparatorluğunun düşmanı olduğunu biliyorum. Eğer imparatorluğun askerleri bunu öğrenirse ölümle cezalandırır..." Kuru hıçkırarak konuşuyordu.

"Seni kaba kuvvetle tehdit etmişler. Dürüstçe her şeyi açıkladığın sürece senin suçlarını affedebilir ve güvenliğini temin edebilirim," dedi Nie Yan. Şu anda sahip olduğu pozisyon sayesinde Kuru'yu koruyabilirdi.

"Oh, merhametiniz için teşekkür ederim Yüce Elçi. Bir defasında beni kabilelerine götürdüler. Orada, Tespih Çekicini görme şansı yakaladım. Bu ilahi silah yerleşim alanının merkezindeki bir sunakta tutuluyor. Oldukça da iyi korunuyor. Çok sayıda takım bu silahı çalmayı denedi fakat karşılaştıkları tek kader ölüm oldu. Korkarım ki oraya tek başınıza gitmeniz çok tehlikeli. Lütfen yanınıza birkaç cesur maceracı alana kadar bekleyin. Yaklaşık bir saat sonra buraya gelir ve karanlık elf kabilesine gidip keşif yaparlar."

Nie Yan başıyla onayladı. Tehlike konusunda çok endişeli değildi. Fakat yine de hazırlık yapmakta fayda vardı.

Nie Yan bandaj üretmeye başladı ve internetten karanlık elf kabilesi hakkında araştırma yapmaya başladı. Tespih Çekicinin Çalıkuşunun Şarkısı ile nasıl bir bağlantısı olduğunu öğrenmek istiyordu. Bu görev gerçekten de çözülmesi zor bir görevdi.

Neyse ki, internette bu karanlık elf kabilesi ile ilgili bol miktarda bilgi vardı. Karanlık elfler gece şeytanlarının soyundan geliyordu. Vahşi ve kana susamış bir yapıları vardı ve oldukça güçlüydüler. Kabileleri Ork Kralı Dağlık Bölgesinin derinliklerinde yer alıyordu. Geniş bir alanı ellerinde bulunduruyorlardı, etrafta çok sayıda yerleşim yeri kurmuşlardı ve merkezde ise Tespih Çekicinin de içinde bulunduğu geniş yerleşim yeri vardı.

Bu bölgedeki karanlık elfler Seviye 150-180 arasındaydı. Çoğu sıradan yaratıkları, aralarında birkaç tane Elit olabilirdi. Kabilenin orta yerindeki sunak konusunda ise henüz oyuncular tarafından internete sunulmuş bir bilgi yoktu. Ork Kralı Şehri Tespih Çekicinin ele geçirilmesine ve karanlık elflerin öldürülmesine dair görev bildirgesi yayınladığından dolayı beyaz elfler her gün saat dokuzda buraya gelerek karanlık elf avı için hazırlık yapardı. Bazı gruplar 1,000 kişiye kadar ulaşıyordu. Bazıları ise sadece 10-20 kişiden oluşuyordu.

Gün içerisinde etrafta dolaşan karanlık elf sayısı az oluyordu. Bundan dolayı kabilenin derinliklerine ilerlemek bu vakitlerde daha kolaydı.

Saatin dokuz olmasına sadece 10 dakika vardı. Nie Yan bir süre düşündü. Bir grupla beraber hareket etmesinde herhangi bir sakınca yoktu. En kötü ihtimalle onlarla anlaşamadığı takdirde kendisi tek başına yoluna devam ederdi.

Bir pelerin kuşanması gerekliydi. Nie Yan Sessiz Nannan'ın bizzat kendisi için hazırladığı Kılık Değiştirme Şurubu çıkardı.

İksiri içtiğinde dış görünüşü tamamen değişmişti. Sıradan bir oyuncunun görünümüne geçiş yapmamıştı, kalabalık arasında hiç dikkat çekmeyecek bir tipi vardı.

Şuruplar iksirlere göre daha güçlüydü. Kılık Değiştirme Şurubunun etkisi bütün gün sürüyordu. Nie Yan bu şekilde Atlas İmparatorluğunun istediği yerine gidebilirdi. Pelerinini çıkarsa bile kalabalığın arasına rahatlıkla karışabilirdi.

Nie Yan Zenard'ın Kılıcını da envanterine kaldırdı, bu silah artık onun simgesi haline geldiğinden dolayı onu kullanamazdı.

10 dakika sonra Kelun Kasabası tamamen ıssız bir haldeydi. Nie Yan yanlış yerde mi beklediğine dair şüphelenmişti. Bu esnada transfer noktasında çok sayıda ışıklar yükselmeye başlamıştı, oyuncular kasabaya gelmeye başlamıştı.

Atlas İmparatorluğu oyuncuları ve beyaz elfler görevleri için 8.50'de yola çıkmışlardı. Görevi kabul edip hazırlıkları tamamladıktan sonra ise saat 9.00 olmuştu. Herkes takımlarını kurup yola çıkmak için hazırlandı.

Çok geçmeden kasabanın meydanı oyuncularla dolmuştu.

"20 kişilik takım, Seviye 110 ve üzeri Rahip arıyoruz! En az 3,800 can iyileştirmesi olmalı! Acilen yola çıkmamız lazım!"

"500 kişilik keşif ekimize 20 kişilik ara grup arıyoruz. 10 dakika sonra çıkacağız. İlgilenen varsa bana özel mesaj atsın!"

Nie Yan bakışlarını meydanda dolaştırdı. Buradaki oyuncuların hepsi de Seviye 100 ve üzeriydi. Çoğunluk Atlas İmparatorluğundandı, aralarda birkaç tane Zümrüt İmparatorluğundan gelen de vardı. Küçüklü büyüklü gruplar bir araya geliyor ve takım oluşturuyordu. Takım liderleri durumdan memnun olduğu vakit ise yola çıkıyorlardı.

Nie Yan'ın kalbinde bir nostalji duygusu oluştu. Önceki zaman diliminde kendisi de böyle takım arayışlarına çok girerdi, seviye kasmak veya zindan temizliği yapmak için buna ihtiyaç duyuyordu. Bazen de paralı asker olarak çalışıyor ve altın kazanıyordu. Fakat bu hayatta ise çok nadiren takımlara katılıyordu. Ara sıra Kılıç Parıltısı ve diğerleriyle beraber zindan temizliğine gidiyordu.

Nie Yan vaktinin çoğunu seviye kasarak ya da görev yaparak geçiriyordu. Tek başına seviye kasmak bir Hırsız için diğer sınıflara kıyasla daha kolaydı. Bir takımla beraber hareket etmeleri şart değildi. Fakat bugün başkalarıyla takım kurmak daha mantıklıydı. Karanlık elf kabilesi içerisinde kendisine yol gösterecek birileri lazımdı.

99 Görüntülenme
3 Nis 2025
Bölüm 739