Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 695: Kayıplar
Hırsızdı bu, Şeytan Avcısı değil. Öyleyse neden menzil hasarı bu denli yüksekti?
Nie Yan İlahi Alev'i çabucak öldürmüştü. Aynı anda isabet eden iki ok işini bitirmeye yetmişti. Rahiplerin iyileştirmeye fırsatları olmamıştı.
"Lanet olsun! Patron öldü! Nirvana Alevi'nin kaçmasına izin vermeyin!"
İlahi Muhafızlar oyuncuları Nie Yan'ın son görüldüğü noktayı ablukaya alsalar da onu yakalayamamışlardı.
Nie Yan en beklenmedik anda kısacık bir süre ortaya çıkıp oklarını fırlatıyor, ardından hayalet gibi tamamen ortadan kayboluyordu. Önlerinde belirdiğinde bile oyuncuların tepki vermeye fırsatları olmuyordu.
"Onu durduramıyoruz! Geri mi çekilsek?" diye sordu Çılgın Büyü. Burada oyalandıkları sürece Nie Yan'ın hedef tahtası olacaklardı.
"Gidersek alay konusu oluruz. Omurgasız korkaklar olarak damgalanacağız!" Kana Susamış Çılgın Kılıç şiddetle reddetti.
"En azından hayatta kalacağız!" Çılgın Büyü cümlesini bitirmişti ki beş ok başına yöneldi.
"Çılgın!" Çılgın Büyü aldığı uyarıyla saldırıdan kaçındı. Dengesini tekrar sağladığında beş ok daha üzerine geldi. Vücuduna saplanan oklar sonrası kirpiye dönmüştü. Ağzından kan akarken sendeleyerek yere düştü.
Onun ölümü sonrası Kana Susamış Çılgın Kılıç sövmeye başladı. Geriye sadece kendisi ve Gök Kıran kalmıştı. Belirsiz Işınlanma Parşömeni veya Dönüş Parşömeni de kullanamazlardı. Mekansal Kilit Bölgesi Nie Yan'ın grubunun kaçmasını engellemek için etkinleştirilmişti. Köşeye sıkışanın onlar değil de kendileri olacağını nereden bileceklerdi?
"Bu iki." Nie Yan kıkırdayarak kamuflaja girdi. Bakışları Kana Susamış Çılgın Kılıç ve Gök Kıran'a sabitlendi. "Sırada siz ikiniz varsınız!"
İlahi Alev'in ölüm haberinin yayılması fazla uzun sürmemişti. Forumlar yine alt üst oldu.
「Nirvana Alevi İlahi Alev'i mi öldürmüş? Doğru mu bu?」
「Haber doğrulandı. İlahi Muhafızlardan bir arkadaşım söyledi bana da.」
…
Çok geçmeden Çılgın Büyünün ölümü de duyuldu.
Oyuncular Nie Yan'ın gönderisine akın ettiler. Liste güncellenmiş, İlahi Alev ve Çılgın Büyünün isimleri çizilmişti. Gerçekten ölmüşlerdi. Gönderiyi sadece gönderi sahibi düzenleyebilirdi. Nie Yan düşman liderlerini öldürürken forumlarda gezinecek kadar rahattı. İlahi Alev ve Çılgın Büyü suikastı onun için yürümek kadar doğaldı. Gölge Dansçıları hakikaten bir başkalardı.
Kısa süre sonra yeni bilgiler yayıldı. Anlaşılan Nie Yan, İlahi Alev ve Çılgın Büyüyü arbaletiyle öldürmüştü. Beklentileri aşan bu haber karşısında kimse ne diyeceğini bilmiyordu. Hırsızların menzilli saldırıları bundan sonra hafife alınmayacaktı!
「Gönderi yeniden güncellendi!」
Birkaç dakika sonra önceki ikisini takiben Kana Susamış Çılgın Kılıç, Gök Kıran ve İlahi Muhafızlardan birkaç önemli ismin daha isimleri çizilmişti. Nie Yan müthiş bir hızla hedeflerini temizliyordu. Yarım saat gibi bir sürede listenin yarısı çizilmişti.
Forumlardaki oyuncular hayranlık içerisindeydi. İlahi Muhafızlar gerçekten de Niuren Birliği'ne denk değildi. Onca oyuncuyla bile Nirvana Alevi'ne dokunamıyorlardı.
Nie Yan etrafını gözlemledi. Listedeki çoğu kişiyi öldürmüştü. Arbaletini kaldırıp meydanın kenarına yöneldi.
İki uçan bineğin saldırıları Küçük Altını epey yıpratmıştı. Aralıksız gelen büyüler de canını %20'nin altına düşürmüştü.
Rüzgar Engereği ve Yıldırım Kartalı karşı saldırı yapmasına izin vermiyordu.
Nie Yan Rüzgar Adımını etkinleştirdi. Meydanı boydan doya geçip Rüzgar Engereğine yöneldi.
Rüzgar Engereğinin binicisi bir Büyücüydü. Bineğini an itibariyle dalışa geçirmişti. Engereğin kuyruğu Küçük Altına çarpıp sendelemesine yol açtı.
"Bu Altın Ejderha da amma güçlü çıktı!" Büyücü daha önce böyle güçlü bir evcil görmemişti. Küçük Altının savaş gücü uçan bineklere denkti. Üstüne üstlük aktif ve pasif çeşitli becerilere sahipti. Nirvana Alevi bunu neyle beslemişti?
Büyücü ansızın ensesinde soğukluk hissetti. Kalbi duracak gibi oldu. “Ne...”
Tepki bile veremeden Nie Yan arkasında belirdi. Zenardın Kılıcı Gırtlak Kesiği ile boğazını kesiverdi. Büyücü oracıkta öldü.
Sahibinin ölümüyle Rüzgar Engereği çılgınca uçarak Nie Yan'ı üzerinden atma girişiminde bulundu.
Nie Yan Zenardın Kılıcını acımasızca yaratığın ensesine sapladı. Kılıç pulları kolaylıkla delmişti.
Yırtıcı!
Nie Yan saplanmış olan kılıcı içeride döndürerek yarayı genişletti. Rüzgar Engereğinin ensesinde açılan büyük yaradan oluk oluk kan akıyordu. Yaratık acıyla inliyordu. Çırpındıkça yarası daha da genişliyordu.
O anda Yıldırım Kartalına binen Şövalye ters giden bir şey olduğunu anladı. Nie Yan'ın Rüzgar Engereğiyle boğuşmasını gördüğünde korkudan altına edecekti. Oyunda Nie Yan'dan korktuğu kadar başka bir şeyden korkmuyordu. Onunla dövüşmeye asla cesaret edemezdi. Hal böyle olunca bineğini ters yöne döndürüp kaçtı.
"Kaçmaya mı çalışıyorsun? O kadar kolay değil!” Nie Yan'ın gözleri soğuk bir ifadeyle bakıyordu. Kaçan Yıldırım Kartalına ağ fırlattı. Sertçe ağa asıldığında 50 metre kadar havada süzülüp kartalın sırtına indi.
İleri atılıp kılıcını savurarak tek darbede Şövalyenin canını aldı. Ardından Seviye 18 becerisi Sırt Kıran ile kartala saldırdı. Kılıcını saran alevler iyice kabarmıştı. Yıldırım Kartalının omurgası ikiye ayrıldı. Acıyla inleyen yaratık sertçe yere çakıldı.
Şanssız birkaç oyuncu zamanında kaçamayıp kartalı iri cüssesi altında ezildi. Çığlık atmaya bile zamanları olmadan birer ışık huzmesi halinde göğe yükseldiler.
Nie Yan kartalın cesedi üzerinden meydana baktı. Gözlerindeki öldürme niyeti İlahi Muhafızlar oyuncularının cesaretlerini kırıp kaçmalarını sağlamıştı.
Nie Yan İlahi Alım penceresini açıp Şövalye Lafus'u çağırdı.
Lafus kılıcını kaldırıp birkaç Parlak Şifa ile Küçük Altının canını doldurdu.
Dolan canı sonrasında Küçük Altın kaçmaya yeltenen oyuncuların peşine düştü.
Meydanda katliam başlamıştı.
Karukes Kalesi'nde yer yerinden oynuyordu. İlahi Muhafızların kayıpları hızla yükseliyordu. Kılıç Parıltısı, Lei Su ve İzmarit beş okçu kulesini yıkmışlardı. Beş büyü kullanıcısı da boş durmuyordu. Alan etkili büyülerle düşmanları toplu halde katlediyorlardı.
İlahi Alev ve diğerleri mezarlıkta dirildiler.
İlahi Alev telaşla sordu.「Ne haldeyiz?」
「Patron, 10.000'den fazla kayıp verdik! Büyüleri aşırı güçlü!」
「Kahretsin! Uçan bineklerimiz ne yapıyorlar?」 Nie Yan'ın grubu 12 kişiden oluşuyordu. Ancak bu bir avuç adama karşı kendini çaresiz hissediyordu.
「Beş tanesini kaybettik.」
İlahi Alevin yüzü düştü. Uçan binekler dahi Nie Yan'ın grubuna bir şey yapamıyordu. Bu nasıl olabilirdi? 「Videoları gönder!」
Çok geçmeden videolar ulaştı. İlk olarak Nie Yan'ın Rüzgar Engereği ve Yıldırım Kartalını öldürüşünü izlediler. Hareketleri karartı olarak görünüyordu. Diğer bir görüntüde İzmarit üzerine dalan Grifondan kurtulup büyük kılıcıyla yaratığın üst vücudunu kesmişti. Sonrasında Lei Su ve Kılıç Parıltısı son darbeyi indirmişlerdi. Bir başkasında Kara Cehennem, Düşkün Çocuk ve Genç Atmacanın karşısına bir Ejder çıkmıştı. Kara Cehennem Gölge Bağı ile yaratığı hareketsiz kılıp yere çakılmasını sağlamıştı. Ardından Düşkün Çocuk ve Genç Atmaca büyüleriyle yaratığı havaya uçurmuşlardı. Son olarak da Yao Yao ve Genç Yedinin havadayken öldürdüğü Aşil Yusufçuğunu izlemişlerdi.
Bu oyuncular aşırı güçlülerdi!
Karukes Kalesi onca savunma mekanizmasına rağmen Nie Yan gibi canavarları durdurmakta başarısızdı.
「Lanet olsun! Topları kullanın! Ne pahasına olursa olsun hepsini öldürün!」
「O zaman kendi oyuncularımızı da öldüreceğiz!」
「Umurumda değil!」
「Patron, Yükselen Melek yanında yirmiden fazla adamıyla geliyor. İşbirliği yapmamızı öneriyor.」
「Pekala, onun emirlerine uyun!」
「Anlaşıldı!」
Nie Yan'ın grubu Karukes Kalesi'ni birbirine katmıştı. İlahi Muhafızlar oyuncuları okçu ve topçu kulelerine çekilmişler veya kendilerini güvenli alanlara atmışlardı. Artık Nie Yan'ın grubu üzerine balista ve toplarla saldırabilirlerdi. Top atışları kaleyi inletiyordu.
「Dikkat edin çocuklar. Topların hedefi olmaktan kaçının.」 Toptan doğrudan isabet almak Kılıç Parıltısı gibi en tank oyuncuları bile anında öldürebilirdi.
Gülleler kalenin üzerinde uçup duruyorlardı. Zemin şiddetle sarsılıyor, insanlar dengelerini kaybediyorlardı.
Derken İzmaritten bir haber geldi.「Lei Su ve Kılıç Parıltısı öldü.」
「Nasıl öldüler?」
O ikisini kim öldürmüş olabilirdi?
「Yükselen Melek geldi! Gafil avlandık!」 Tam okçu kulelerinden birine dalacaklarken pusuya düşürülmüşlerdi. Yükselen Melek hazırlıklı gelmişti. Önce birkaç Büyücüyle hareketlerini engellemişti. Lei Su ve Kılıç Parıltısı yardım etmese İzmarit de ölecekti.
「O it de mi gelmiş?」Nie Yan'ın ses tonu değişti. Melek Müfrezesi de buradaydı. Yükselen Melek sınıf atlamıştı. Ayrıca Seviye 100+ elitlerini yanında getirmişti. Bütün güçleriyle saldırdıklarında Kılıç Parıltısı ve Lei Su'yu öldürmeleri gerçekten de mümkündü.
Nie Yan yumruğunu yanındaki duvara öfkeyle geçirdi. Son derece sinirliydi. Karukes Kalesi'ne geldiklerinden beri ilk defa kayıp vermişlerdi.
