Series Banner
Novel

Bölüm 1349

I Shall Seal The Heavens

I Shall Seal The Heavens - Bölüm 1349: ####

Bölüm 1349: ####

Dağ ve Deniz Alemi bütün gücüyle karşı saldırıya geçti. Savaşın alevlerin öncekinden farklı bir şekilde dört bir yanı sardı. Bu sefer arka arkaya yenilgiler alan taraf Dağ ve Deniz Alemi değil Yabancılardı.   Birinci Dağ ve Denizde Kademe gelişimcisi Tao-Gök gelişimci ordusuna savaşta liderlik ediyordu. Her cephede Yabancılar bozguna uğradı ve ezildi. Birçoğu karşı koymaya bile cesaret edemedi. O anda Dağ ve Deniz Alemi gelişimcilerinin mutlak bir özgüvenle saldırdıklarını ve boyun eğmez bir dövüşme arzusuna sahip olduklarını görmek mümkündü.   Savaşta bazen gelişimcilerin insanları için son ihtişamlı gösterilerini yapmak adına kendilerini patlattıkları bilinirdi. Fakat böyle davranışlar umutsuzluk ve hüzünden doğardı ve ölümden başka bir şeye yol açmazdı.   Böyle taktikler düşmanın saygı ve hatta korku duymasına neden olabilse de düşmanı daha güçsüz hissettirmezdi.   Bunun tam tersine... özgüven ve yüksek moraller dolup taşan bir insan topluluğu gerçek anlamda korku verici olurdu. O anda Dağ ve Deniz gelişimcileri tam da bu durumdaydı!   Uyanışın ardından Yabancıların zihinlerinin titremesine neden olan bir görkeme sahip delilikle dolmuşlardı. Yabancılar çılgınca karşı koymayı yada kendini patlatmayı düşünmüyor değildi. Bunlar... işe yaramazdı.   Denediler. Dağ ve Deniz gelişimcileri karşı koyarken Yabancılar kendilerini patlattılar yada rakiplerini karşılıklı yıkımın içine çekmek için çeşitli teşebbüslerde bulundular.   Yine de... bunların bir faydası olmadı!   İkinci Dağ ve Denizde çetin savaş alevlendi. Üçüncü Dağ ve Deniz ise tamamen kan kokusuyla dolmuştu. Oradaki gelişimciler adeta kanla vaftizi yaşamışlardı. Gözlerinde özgüven, umut, vahşilik ve delilikle dolu bir ışık vardı.   Özgüvenle birlikte hissettikleri nefret Yabancıların kalplerindeki nefreti bastırdı. Umut konusunda ise umutları bile Yabancılarla kıyaslanamazdı.   Gümbürtülerle beraber Dördüncü Dağ ve Denizdeki savaş hızla sona doğru yaklaştı. Xu Qing'in liderliğinde ve Ksitigarbha'nın savaş alanına geri dönmesiyle birlikte oradaki muazzam ordu adeta hiçbir direnç yaşamadan savaş alanını süpürdü.   Fakat Ksitigarbha gerekli olmadıkça dövüşe fazla katılmadı. Aynı durum bir Paragon kuklaya ve zirve 6 Öz seviyesinde savaş hünerine sahip olmasına rağmen Meng Hao için de geçerliydi.   Deniz Rüyası ve diğer Dağ ve Deniz Lordları da öyleydi. Güçlü Yabancı uzmanlarla yüzleşmedikleri sürece savaşı sadece izlediler.   Dağ ve Deniz Alemi gelişimcilerinin dövüşleri kendi başına yaşayarak şuan gerçek savaşın sadece başında olduklarını anlamalarını istediler. Gelişimciler ancak düşmanlarının kanında yıkanarak gerçek savaş tecrübesi kazanabilirlerdi.   Aynı durum Sekizinci ve Dokuzuncu Dağ ve Denizde de geçerliydi.   Yabancıların kaçacak hiçbir yeri yoktu. İlk istila başladığında Alemde dokuz tane ana kamp kurmuşlardı. En başta dövüşte üstün taraf onlardı ve bu dokuz kamp adeta Dağ ve Deniz Aleminin kalbine saplanan ve onu paramparça etme tehdidi oluşturan keskin bıçak gibiydi.   Fakat bu kamplar şuan tamamen yok olup gitmenin eşiğine gelmişti. Parçalandılar, kuşatıldılar ve geriye sadece Altıncı ve Beşinci Dağ ve Denizler nispeten gelişimcilerin esaretinden bağımsız kalabildi. Bu iki nokta onların ilk operasyon yerleriydi ve şuan artık son sığınma yerleri halini almıştı.   Yedi günlük sürede Birinci, İkinci, Üçüncü ve Dördüncü Dağ ve Denizler zafer elde ederek çevredeki bütün Yabancıları hallettiler ve neredeyse yüzde seksenini öldürdüler.   Yıldızlı gökyüzü kanla kaplıydı ve her yerde çetin dövüşler vardı. Dağ ve Deniz gelişimcileri sarsılmaz bir korkusuzlukla dövüştü. Xu Qing bu savaşta parladı ve en sonunda Dördüncü Dağ ve Deniz Yabancıların en fazla katledildiği yer oldu. Daha sonra Üçüncü Dağ ve Denize yardım etmeye başladılar.   Bunun ardından bütün kuvvetler görkemli bir şekilde birleştiler. Xu Qing'in liderliğinde Beşinci Dağ ve Denize doğru ilerlediler ve hedeflerinde... Altıncı ve Yedinci Dağ ve Denizlere kadar uzanan karargahları vardı.   Sekizinci ve Dokuzuncu Dağ ve Denizde savaş alanındaki Yabancıları süpürdükten sonra birleştiler ve Yedinci Dağ ve Denize girdiler.   Dövüşler aylarca devam etmişti. Fakt bu süreçte her şey muazzam e hatta görkemli bir şekilde değişmişti.   En sonunda Altıncı ve Yedinci Dağ ve Denizdeki nihai savaşın yapılacağı gün gelip çattı. Meng Hao bu savaşta Paragon kuklasıyla yer alırken direniş yapan Yabancıları hem hüzün hem de umutsuzluğa boğdu.   Onların arasında en güçlü uzman Long Linzi idi. Kelimeler dökülemeyecek bir acıyla dolup taşmıştı.   Dağ ve Deniz gelişimcileri adeta bir sel gibi Yabancıları boğuyordu. Paragon Deniz Rüyası, Paragon kukla, Ksitigarbha ve Meng Hao'yla birlikte gelişimci ordusu savaşa giriştiğinde Yedinci ve Altıncı Dağ ve Denizdeki Yabancılar karşı koymaktan aciz kaldılar.   "Biat edin yada ölün!" dedi Meng Hao. Sesi savaş alanında yankılandığında Dağ ve Deniz Alemi gelişimcileri saldırıları durdurdu ve onun sözlerini tekrarlamaya başladılar.   Ortaya çıkan ses sapmaz bir kararlılık ve ihtişamla doluydu. Bu ayağa kalkan insanların ruhuydu. Sanki Paragon Ölümsüz Alemi zamanına, bütün varlıklara tepeden baktıkları zamana geri dönmüşlerdi.   "Biat edin yada ölün!"   "Biat edin yada ölün!!" Dağ ve Deniz Alemini dolduran sesin oluşturduğu şiddetli baskı Yabancıların daha da fazla titremelerine neden oldu.   Meng Hao Yabancıları tamamen imha etmek istemiyordu. Bu kayıp olacaktı. Eğer biat etmeyi seçerlerse Dağ ve Deniz Aleminin toplam gücü azalmayacak aksine büyüyecekti.   Bunun sonucunda bu savaşı sonuna kadar götürebilmek için gerçek umut doğacaktı.   Meng Hao'nun sözlerinin ardından Paragon Deniz Rüyası hafifçe başının aşağı yukarı salladı. Görünüşe göre eğer bu sözleri Meng Hao söylemeseydi kendisi söyleyecekti. Ksitigarbha ve diğer Dağ ve Deniz Lordları işlerin nasıl yönetilmesi konusunda farklı farklı fikirlere sahip olsalar da şuan Meng Hao Dağ ve Deniz Aleminde zirve figürdü ve onu dinleyeceklerdi.   Hatta Dağ ve Deniz Alemi gelişimcileri inanılmaz dünyevi vücut güçlerini Meng Hao'ya borçlulardı ve bu yüzden tabii ki onun isteklerine karşı gelmeyeceklerdi.   Yabancıların düşünmek için fazla zamanı yoktu. İçlerinde en güçlü figür olan altın zırhlı Tao Hükümdarı Long Linzi acı acı güldü ve gelişim merkezi gücünü dağıttı. Ardından başını eğdi ve konuştu, "Biat ediyorum!"   Biat etmekten başka gerçekten de seçenekleri yoktu. Aksi takdirde hep birlikte öleceklerdi.   Long Linzi'nin sözleri savaş alanı boyunca yankılanırken bunu duyan Yabancılar iç geçirdiler. Onlar da gelişim merkezlerini dağıttılar ve başlarını eğdiler.   Reddedenler de vardı ve bu kişiler hemen yakalanarak hızlı bir şekilde infaz edildiler. Onların akan kanları Dağ ve Deniz Aleminin büyük zaferinin nişanıydı!   Bu, Birinci Gök'ün yıkıldığı, bir Paragon'un esir alındığı, bir İmparator Lord'un ve bir Tao Hükümdarının öldürüldüğü, bir Tao Hükümdarının da teslim olduğu bir zaferdi. İstila güçlerinin neredeyse yüzde yetmişi öldürülmüştü....   Fakat Dağ ve Deniz Alemi de acı bir bedel ödemişti. Çoğu savaşın ilk zamanlarında olmak üzere nereyse gelişimcilerin yüzde kırkı ölmüştü.   Eğer Meng Hao Birinci Gök'ü yok edip gelişimcilerin ruhlarını uyandırmasa ve ardından Yabancıların tekrar gruplaşmadan önce Paragonlarını esir etmeseydi daha fazla gelişimci ölmüş olacaktı.   Savaşın ilk aşaması bitmişti....   Zafer çığlıkları duyulsa da hala Dağlar ve Denizlerin iradesinin yarattığı kalkanın üstünde muazzam bir baskı vardı. Bu kalkan onları diğer 32 Gök'ten ayırıyordu ve şuan bir çeşit devasa figür onu zorluyor gibiydi.   Herkes 32 Gök'ün kısa süre sonra geleceğini biliyordu. Dağ ve Deniz iradesi onları çok uzun süre tutamayacaktı ve geldiklerinde karşılarında çok çok daha büyük bir güç olacaktı.   Bu sefer... çok daha büyük bir orduyla yüzleşeceklerdi!   Dağ ve Deniz Alemi üstün gelebilir miydi....?   Dağ ve Deniz Alemindeki bütün gelişimcilerin aklındaki soru buydu. Fakat devasa Paragon kuklayı ve onun kafasının üstündeki Meng Hao'yu gördüklerinde gözleri ışıl ışıl parladı.   Aniden bütün gelişimcilerin kalplerinde ve zihinlerinde antik bir ses çınladı. Bu ses Dağ ve Deniz Aleminin iradesine aitti.   "Üç ay.... En fazla üç ayımız var.... Üç ay sonra 32 Gök bariyeri yıkacak ve üzerimize çullanacak! O zaman karşımızda tek bir Gök olmayacak...."   Daha sonra Dağ ve Deniz Aleminin iradesi dört bir yanda yankılanan bir soru sordu. "Dağ ve Deniz Kuşatma Modu'nu etkileştirmeli miyiz!?"   Meng Hao'nun yüzünde şaşkın bir ifade belirdi ve Ksitigarbha aniden kafasını kaldırdı. Fakat Paragon Deniz Rüyası dönerek Dokuzuncu Dağ ve Denize baktı ve uzun bir sürenin ardından sakin bir sesle konuştu.   "Kuşatma Modu etkinleşsin!   "Dağ ve Deniz Lordları, emirlerime kulak verin. Dağ ve Denizlerinizdeki gezegenlerde bulunan bütün canlıları hemen tahliye edin. Onları artık emir karargahımız olacak Dokuzuncu Dağ ve Denize götürün!   "Dağ ve Deniz gelişimcileri, kendi Dağ ve Denizlerinize dönün ve emirleri bekleyin. 32 Gök'e karşı tekrar savaşmak için... Dağ ve Deniz Kuşatma Modu'yla uyum içinde çalışacağız!   "Dağ ve Deniz Kuşatma Modu'nun etkinleşmesi bir ay alacak; o, bu savaşta kullanmak amacıyla Paragon Dokuz Mühür tarafından hazırlandı!   "Kuşatma Modu'nda tüm Alem yatay düzenden dikeye dönecek. Bütün Dağlar ve Denizler birbiri üstüne sıralanacak!   "Birinci Dağ ve Deniz bizim birinci savunma çizgimiz olacak. İkinci Dağ ve Deniz ise ikinci sınırımız. Dokuzuncu Dağ ve Denize kadar sekiz savunma hattımız olacak.   "Dağlar ve Denizlerin yoldaş Taoistleri, üç ayımız var.... Bu savaş Alemimizin kaderini belirleyecek. Benim ise söyleyecek tek bir şeyim var.... Dağ ve Deniz gelişimcileri, ölümüne dövüşün!" Paragon Deniz Rüyası'nın sözlerinin ardından bir anlık sessizlikten sonra hep birlikte bir ses yükseldi.   "Dağ ve Deniz Gelişimcileri, ölümüne dövüşün!" Gelişimcilerin sesi tüm Alemi salladı.   Meng Hao derin bir nefes aldı ve gözlerinin içinde savaşma arzusu titreşti. Yıldızlı gökyüzüne baktı ve gözlerini bariyerin ötesindeki boşluğa dikti. Orada 32 Gök vardı ve bariyerden çok sayıda dalgalanma yayılıyordu.   "Savaş gerçekten başladı...."   Bölüm İsmi: Birinci Gök Biat Ediyor!

38 Görüntülenme
20 Nis 2025
Bölüm 1349