Series Banner
Novel

Bölüm 937

Rebirth of the Thief Who Roamed the World

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 937: Yaşam ve Ölümün Gizemi

Bölüm 937: Yaşam ve Ölümün Gizemi

Huahai'nin dış kısmında bir villa. Xie Yao huzursuz şekilde ileri ri adım atıyordu, Nie Yan'ın nasıl olduğunu merak ediyordu. Kötü bir şey olacağına dair endişelenmeden edemiyordu. Cao Xu, Nie Yan'ı öldürmek için 300'e yakın tetikçi tutmuştu. Her ne kadar Nie Yan'ı koruyan küçük bir ordusu olsa da Xie Yao yine de rahat edemiyordu.

Cao Xu kurnaz bir tilki gibiydi. Elinde böyle bir koz kartının olacağını kim tahmin edebilirdi.

Xie Yao Nie Yan'a bir şey olmaması için dua ediyordu. Başına bir şey gelip gelmediğini merak ediyordu.

Camın kenarında bir koltuğa geçti. Doğan güneş yüzünü aydınlattı. Uzun ve beyaz bir elbise giymişti, bir rüya gibi görünüyordu. Onu gören herkes pürüzsüz güzelliğin ne olduğunu anlardı. Fakat bu güzellik şu anda endişe kaplıydı.

Ofis kıyafetleri giyinmiş 25 yaşındaki bir kadın odaya girdi. "Efendim, kötü bir şey olmuş!"

Xie Yao'nun kalbi sıkıştı. “Ne oldu!?”

"Nie Yan kalbinden vurulmuş. Şu anda ameliyatta. Belki de-" Bir şey söylemek üzereydi ki sustu. "Hastaneye gelmeniz gerekiyormuş."

Xie Yao yüzü solgun şekilde baktı, sanki şimşek çarpmış gibiydi. Bu nasıl mümkün olabilir...

Hayır! Nie Yan iyi olacak! Xie Yao ayağa kalkarak ceketini aldı. "Gidelim!"

Xie Yao ve haberi veren kadın villadan çıkarak arabaya geçti.

Araba hızlıca kalkış yaptı.

...

Her haber kanalı Cao Xu'nun ölümünü yayınlıyordu. Haberler hızla yayılmıştı. Uzun yılardır spot ışıklarının altında olan Cao Xu'yu bütün dünya tanıyordu. Bundan dolayı ölümü doğal olarak tepki çekmişti. Polisler hızlıca suç mahalline gelerek soruşturmaya başlamıştı. Cao Xu'nun zehirlenerek öldüğünü anlamışlardı. Görgü tanıklarının söylemlerine göre Cao Xu intihara meyilliydi, hem içtiği alkol miktarı hem de sarf ettiği sözler bunu destekliyordu. Fakat uyduların o esnada hata vermiş olması sebebiyle bu raporlar doğrulanamıyordu, halkı buna ikna etmek zor olacaktı. Ama fark etmezdi, Cao Xu'nun ölümünü duyan birçok kişi mutluydu.

Diğer haber kanalları ise Nie Yan'ın olayını haber yapıyordu, Dünya Grubunun genç veliahdı, Yükselen Ejder ve Şan Mali Gruplarının üvey evladı kalbinden vurulmuştu. Eğer bu kişi bir başkası olsa halk umursamazdı. Büyük bir mali grubun veliahdının ölmesi çok da etkileyici bir haber olmazdı. Ama Nie Yan sıradan birisi değildi, o Nirvana Aleviydi! Nirvana Alevi ölürse, İnanç'ta bundan sonra neler olurdu?

Cao Xu'nun Nie Yan'ı öldürmek için tetikçi tuttuğu haberleri de yayılmaya başlamıştı. Eninde sonunda kendi hayatına kıydığı haberleri iyice yayılacaktı. Bunun hala dedikodu mu yoksa gerçek mi olduğu bilinmiyordu. Cao Xu'nun eski dostlarının polisten uydu görüntülerini yayınlamalarını istediği duyulmuştu. Polis buna tamam demişti, videolar sadece gürültü ve karıncalı görüntülerden ibaretti. Bu durum ise komplo teorilerinin gerçekliğini daha da vurguluyordu.

Bir başka dedikodu ise Cao Xu'nun adamlarının Huahai Birinci Hastanesine girerek Nie Yan'ın ölümünü doğrulamak istediği üzerineydi. Ama bir şey bulamamışlardı. Görünüşe göre Cao Xu bir yeraltı noterinde 20 milyar kredi bırakmıştı. Eğer Şeytan Tilki Nie Yan'ı öldürmekte başarılı olsaydı para onun olacaktı. Başarısız olursa ise Nie Yan'ı kim öldürürse para onun olacaktı. Fakat görünüşe göre Şeytan Tilki de kayıplara karışmıştı, görevi tamamladığına dair bir belirti göstermiyordu.

Huahai Birinci Hastanesi Nie Yan'ın durumu hakkında bir açıklama yapmıyordu. Onun hayatta mı yoksa ölü mü olduğu bir gizemdi.

Sonraki iki ay boyunca sayısız insan haberleri takip ederek Nie Yan'ın durumu hakkında bilgi edinmeye çalıştı. Fakat hiçbir haber yoktu, hem hastanenin hem de Dünya Grubunun ağzını bıçak açmıyordu. Hatta sanki Nie Yan'ın başına hiçbir şey gelmemiş gibi davranılıyordu.

Bu durum herkesi şaşkına çevirmişti. Bütün büyük haber kanalları Nie Yan'ın durumu hakkında tahminler yapmaya başlamıştı. Bazıları direkt olarak Nie Yan'la ilgilenen doktorlara soruyordu fakat onlar da bilmediklerini söylüyordu. Nie Yan'ın göğsünden yaralanarak Huahai Birinci Hastanesine geldiği biliniyordu. Fakat ertesi gün sabah gizlice başka bir yere götürülmüştü. Dünya Grubu ve hastane, hastanın özeline saygı gösteriyordu. Bunun mantıklı bir hamle olduğu belli olmuştu, iki ay içerisinde hastaneye beş defa saldırı gerçekleşmişti. Doğal olarak Dünya Grubu hastaneye cömert ödüller vermişti. Bazı çalışanlar bu parayla emekli olup huzurlu bir hayat bile sürebilirdi.

Nie Yan'ın başka bir hastaneye sevk edilmiş olduğu haberleri gerginliğe yol açmıştı. Nie Yan öldüyse Dünya Grubu haber kanallarını oyalamadan cenaze haberini verirdi. Fakat hayatta kaldıysa neden ameliyattan bir sonraki gün başka bir yere götürülmüştü? Herkes toparlanma süreci için en kritik vaktin ameliyat sonrası olduğunu biliyordu. Hastanın sevk edilmesi demek yaraların hasar alarak iç kanamaya yol açması demek değil miydi? Kalpte oluşmuş bir yara sonucunda iç kanama yaşanırsa ölüm kaçınılmaz olurdu! İşi biterdi! Fakat Nie Yan çoktan ölmüş olsa bu çabaya girişmezlerdi.

Nie Yan'ın ölü mü yoksa hayatta mı olduğu konusu bir gizemden ibaretti.

Çok sayıda kişi İnanç'a her gün bakarak Nirvana Alevinin oyuna giriş yapıp yapmadığını kontrol ediyordu. Fakat hayal kırıklığına uğramışlardı. Nie Yan vurulduğundan beri çevrim içi olmamıştı.

Çılgın Hırsız oyuncuların zihninde eski bir hatıra olarak duruyordu sadece.

Bazıları Nie Yan'ın ölü olduğunu düşünüyordu. Diğerleri onu Xie Yao'yla beraber turistik bölgelerde gördüklerini iddia ediyorlardı. Durum ne olursa olsun, Nirvana Alevi kendisini göstermiyordu. Belki de hayattaydı ve oyunda zirveye ulaştıktan sonra bu işi bırakmayı düşünmüştü. İnternette çok sayıda dedikodu dolaşıyordu. Kim bilebilirdi, belki de bu dedikodulardan biri doğruydu.

Zaman yavaşça akıp geçti ve oyunda değişiklikler yaşandı. Oyuncular hala Çılgın Hırsız efsanesini konuşuyorlardı. Fakat birçok kişi onun ismini bile unutmuştu. Nirvana Alevinin İnanç'a girmeyişinin üçüncü yılı geldiğinde oyuncular sonunda efsanevi Hırsızın daimi olarak oyundan ayrıldığını düşünmeye başlamıştı.

Geçilen üç yılda, Dünya Grubu Şan ve Yükselen Ejder Mali Gruplarıyla beraber çalışarak Cao Xu'ya hala sadık olmaya çalışan kişilerin icabına bakmıştı. Yeraltı noterinde kalan 20 milyarlık kredi ise kimliği belirsiz bir hacker tarafından yok edilmişti. Bu durum ise itibar sarsıcı bir etki göstermişti.

Yüzyıl Mali Grubu şu anda Dünya Grubunun elindeydi ve çok sayıda sektörde iş yapıyordu. Tarihlerinin en kârlı dönemlerini yaşıyorlardı, eski hisse ortaklarının kıskançlıkla kendilerini izlemesini sağlamışlardı.

Dünya Grubu dünya çapındaki en büyük şirketlerden biri olmuştu. Yüzyıl Mali Grubundan sonra Şan ve Yükselen Ejder Mali Gruplarının hisselerini de alarak bunun yanında yüzlerce halka arz edilmiş şirketleri de yanlarına katmışlardı. İnanılmaz derecede güçlü bir imparatorluk kurmuşlardı. Dünya üzerinde kendilerine rakip olabilecek tek şirket Brütüs Mali Grubuydu. Fakat Brütüs Mali Grubunun aksine, Dünya Grubu sadece aile içerisinde yönetilen bir şirketti.

İnanç içerisinde ise Niuren Birliği hala İyi Tarafın hükümdarı pozisyonundaydı. Nie Yan olmadan da, Kılıç Parıltısı, İzmarit ve Güneş gibi oyuncuları güçlerini kullanarak bu hükümdarlığı sürdürebilmişti. Eğer birisi kötü niyetle davranırsa onları ayaklarının altına alarak eziyorlardı. Tek tehdit yeraltındaydı. Günahkar Melek hala yeraltının hükümdarıydı ve gün geçtikçe gelişiyordu.

...

Batı Pasifik Okyanusunda küçük bir adada. Güneş parlak ışıklarını yayıyordu, altın rengi kumsalı ve masmavi okyanusu aydınlatıyordu. Harika bir manzara vardı.

Bu ada normalde Amerika Birleşik Devletlerine ait bir yerdi. Bir yıl önce, Dünya Grubu bu adayı satın alarak kendi mülkü haline getirmişti. Adanın ortasında bir kale inşa etmişlerdi, güneş ışığının altında bu kale harika görünüyordu.

Altın renkli sahil adanın her tarafını sarıyordu. Gölgede bulunan sadece tek bir nokta vardı, büyük bir şemsiye bu alanı kaplıyordu. İki şezlongdan birinde, fit vücutlu genç bir adam kırmızı deniz şortunu giymiş oturuyordu. Sağlıklı ve bronzlaşmış bir teni vardı. Yavaşça alıp verdiği nefes sayesinde karnı şişip geri iniyordu.

Husky cinsi bir köpek şezlonga yaklaşarak ilgi istemeye başladı ama genç adam onu fark etmemiş gibiydi. Görünüşe göre uykusuna devam etme niyetindeydi.

Adanın ortasından bikini giyinmiş bir kız kendisini görüp üzerine sevinçle koşan husky köpeği sevgiyle karşıladı. Kız 1.65 boyundaydı ve cildi süt gibi beyazdı. Vücudunu kaplayan su, güneşe çıktığında buharlaşmaya başlamıştı.

Sadece bir bikini giyiyordu ve vücudunun kıvrımları harika görünüyordu. Onu gören herkes hayranlıkla bakardı. Bunun sebebi sadece güzelliği değil aynı zamanda harika bir zarifliğe sahip olmasıydı. Attığı her adımda kalçaları hafifçe sallanıyordu.

Genç kız her ne kadar adada kendisi, kırmızı deniz şortlu adam ve birkaç hizmetçiden başkası olmadığını biliyor olsa da yine de utangaç şekilde yürüyordu. Yüzündeki bu kızarıklık ona ayrı bir çekicilik katıyordu.

84 Görüntülenme
3 Nis 2025
Bölüm 937