Series Banner
Novel

Bölüm 891

Rebirth of the Thief Who Roamed the World

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 891: Kovalama Savaşı

Bölüm 891: Kovalama Savaşı

Nie Yan ve Yükselen Melek binaların arasında hızla ilerliyordu. Yükselen Melek sürekli ok fırlatıyordu.

Nie Yan ise üzerine gelen oklardan kaçınıyor ve arkasında sürekli patlama sesleri bırakıyordu.

Yükselen Melek Nie Yan'a yakındı. Sorenin Kanatlarına sahip olduktan sonra hareket hızı %300 artmıştı. Bu hız Nie Yan'la neredeyse aynıydı, bu durum ise kendisini sinirlendirmişti. Nie Yan'ın statüleri ne kadar yüksekti böyle?

Oklardan hiçbiri isabet almamıştı. Yükselen Melek kalbinin ağrıdığını hissediyordu. Bunlar özel üretim olan patlayıcı büyü etkili oklardı. Her biri 600 altına mâl oluyordu ve toplamda sadece 200 ok vardı. Nie Yan sanki kafasının arkasında gözleri varmış gibi ilerliyor ve okların nereye gideceğini tahmin ediyor gibiydi.

Nie Yan sürekli farklı sokaklara saparak Yükselen Meleğin kendisine yetişmesini engelliyordu.

Kovalama devam ettikçe Yükselen Melek ilerledikleri yönde çok sayıda tezgah olduğunu ve insanların bulunduğunu fark etti. Dudakları sinsi bir gülümsem ile kıvrıldı. Bakalım şimdi nereye kaçacaksın! Hafifçe homurdanarak Seri Ateşi aktif etti. Sadaktan üç ok daha çıkardı ve yayına yerleştirerek gerdi. Vın! Vın! Vın! Oklar vızıldayarak ilerliyordu. Bu hamleyi kısa sürede iki defa tekrarlamıştı. 9 ok Nie Yan'a doğru uçuyordu.

Nie Yan kafasını kaldırarak önündeki kalabalığı fark etti, caddenin iki tarafında NPC tüccarlar vardı. Burası basit bir yer değildi. Önü kesilmişti! Kalbi sıkıştı. Belanın içine doğru sürükleniyordu.

Arkasından bu esnada dokuz adet ok geliyordu. Okların çıkardığı sesten hızlarını kestirebiliyordu.

İlerlemesi engellendiğinden dolayı Nie Yan'ın elinde tek bir çare kalmıştı. Kendini hazırlayarak arkasını döndü ve Yükselen Meleğe doğru atıldı.

İlk fırlatılan üç ok. Nie Yan havaya sıçradı ve okların göğsünün hemen dibinden geçmesini sağladı.

Üçü gitti, altısı kaldı. Nie Yan İllüzyon Adımlarını aktif etti, figürü bulanıklaştı ve arkasında izler bırakarak ilerlemeye başladı.

BUM! BUM! BUM! Üç ok arka taraftaki kalabalığa isabet ederek 20'den fazla NPCyi öldürdü.

Kalabalık bir anda gürültülü şekilde hareketlendi.

"Kahretsin! Kim yaptı bunu?"

"Neredeyse ölüyordum! Bunu yapan kişi cezasını ödeyecek!"

...

Aniden sessizleştiler, gözleri savaşan ikiliye dönmüştü. Bir tanesi Nirvana Alevi diğeri ise Yükselen Melekti. Buradaki hiç kimse bu ikilinin karşısına dikilip onları gücendiremezdi. Sonuçta bunlar İyi Tarafın en güçlü iki oyuncusuydu.

Üzerlerine henüz çok sayıda ok daha geliyordu. Hayatlarını kurtarmak için kaçmaya başladılar ve yüzleri kül rengine döndü.

Nie Yan patlamaların yarattığı yıkımı görmek için arkasına bakamıyordu, fakat zihninde canlandırabiliyordu.

Yükselen Melek şaşkındı. Nie Yan'ın saldırılardan böylesine kaçınabileceğini tahmin edememişti.

Yükselen Melek tekrar oklara elini uzattığında Nie Yan havaya sıçradı ve bir binanın duvarına kondu. Duvara itici bir tekme savurarak Yükselen Meleğe doğru atıldı.

Nie Yan kendisine büyük bir hızla yaklaştığını gören Yükselen Meleğin kalbi titredi. İçgüdüsel olarak ilk önce kaçınmak istedi. Kanatlarını çırparak geri çekildi ve üç ok daha fırlattı.

Birkaç patlama daha yaşandıktan sonra kalabalığın %80'i ölmüştü. NPClerin bulunduğu alan harap olmuştu. Hayatta kalanlar derinden sarsılmıştı. Bunlar ne tür oklardı böyle? Saldırı gücü çok yüksekti!

Kafalarını kaldırıp havada çarpışan iki figürü izlemeye başladılar. Yükselen Melek kanatlarını çırparak rüzgar gibi ilerliyordu, ara sıra ok fırlatıyordu. Oklar nereye isabet ederse korkunç patlamalar oluşturuyorlardı. Nie Yan ise sıçrama, ağ ile süzülme ve tırmanma becerilerini kullanarak bu saldırılardan kaçınıyordu. Silueti binalar arasında sağa sola savruluyordu. Kendisinin kanatları olmasa da sıradan bir insana kıyasla çok daha hızlı hareket edebiliyordu. En şaşırtıcı olan ise Yükselen Meleğin oklarından havadayken kaçınabiliyor olmasıydı.

Bu ikili resmen çılgındı! Etraftakiler şu anda tarihin en kaliteli savaşlarından bir tanesine şahitlik ediyordu! Bu seviyeye ulaşmak onlar için sadece bir hayaldi!

Nie Yan Yükselen Meleği kovalarken bir bildirim geldi.

Gölge kopyası öldürüldü.

Bildirime bakan Nie Yan gölge kopyasının ölmeden önce 13 oyuncuyu katlettiğini gördü. Kesinlikle iyi bir iş çıkarmıştı!

Düşmanın bunca çaba harcayıp başarılı olduktan sonra öldürdükleri şeyin aslında sadece bir kopya olduğunu anladıklarında nasıl bir tepki verdiklerini hayal edebiliyordu.

Bölge kopyasının ölmüş olması haberi Yükselen Meleğe de hızlıca ulaştı. Artık karşısındaki rakibin Nie Yan'ın gerçeği olduğuna tamamen inanmıştı!

Aradaki savaş artık daha da vahşilecekti. Etraftaki binalar Yükselen Meleğin oklarıyla harabeye dönmüştü.

Nie Yan olağanüstü derecede bir hıza sahip olsa da havada Yükselen Melek kadar özgürce hareket edemiyordu. Bundan dolayı onu yakalamakta zorlanıyordu.

Şehrin bir başka bölgesinde, metal zırhlı bir Savaşçı bir geçitte ilerliyordu. Karşısında 20 kişilik Melek Müfrezesi grubunu görünce durdu.

"Patron nerede?" diye sordu ork Savaşçı.

"Fena Kral, patron şu anda şehrin başka bir bölgesinde Nirvana Alevini kovalıyor. Patlama seslerini takip et. Biz de çok bilgiye sahip değiliz," dedi bir Sihirbaz.

Diğer oyuncular Fena Krala bakıyordu. Bu eleman gizemlerle dolu birisiydi. Çoğu onun ismini duymuştu ama az sayıda kişi onu görebilmişti. Nasıl birisi olduğunu bilmiyorlardı.

Fena Kral kaşlarını çattı. "Millet, uçan bineklerinizi çağırın. Beni takip edin!" Yükselen Meleğin başına bir şey geleceğinden korkuyordu. Sonuçta Çılgın Hırsız kesinlikle küçümsenecek birisi değildi.

"Anlaşıldı!"

Fena Kralın Melek Müfrezesindeki statüsü oldukça yüksekti. Yükselen Melek bile ona saygılı davranıyordu.

Herkes uçan bineklerini çağırdı. 20'den fazla oyuncu uçan bineklerine atlayarak Yükselen Melek ve Nie Yan'ın bulunduğu bölgeye ilerlemeye başladı.

Nie Yan Yükselen Melekle arasındaki mesafeyi 5 metreye kadar indirmişti. Bir suvara sıçrayarak Yükselen Meleğin arkasından ona doğru fırladı.

Hançerini kafasına doğru savurdu. Geber! Hançeri bir yıldırım gibi hızlıydı.

Bu ölüm kalım anında Yükselen Melek anında arkasını dönerek eline kısa bir kılıç aldı. Kılıcı havaya kaldırdı.

Çın! Kanlı Hançer ve kısa kılıç havada çarpıştı. Yükselen Melek çarpışmanın etkisiyle geriye savrulmuştu.

Bu esnada yerçekimi etkisiyle Nie Yan da zemine inmişti.

Yükselen Melek oldukça kurnaz savaşıyordu. Saldırıyı engellemek için kısa sürede kısa bir kılıç çıkartarak hamle yapmıştı!

Yükselen Melek dengesini tekrar kazandığında etrafına baktı. İkilinin öldürme arzusu ile dolu bakışları kesişti.

İki taraf da biliyordu ki eğer sakinliklerini kaybederlerse savaşı da kaybedeceklerdi.

Yükselen Melek kanatlarını çırparak bir başka ok yığını daha fırlattı.

Nie Yan zemine doğru düşerken yakındaki bir çatıya tutunarak havada bir takla atıp oklardan kurtuldu. Tekrar rakibine doğru atıldı.

Yükselen Melek kanatlarının yardımıyla geri çekildi.

Nie Yan bakışlarını rakibine kilitledi, bacakları şimşek hızıyla hareket ediyordu. Etrafını sarmakta olan 20 uçan binek vardı. Gökyüzünün manzarasını kapatıyorlardı. Neyse ki, Yükselen Melekle şu anda savaştıkları bölgenin etrafı kapalıydı. Uçan bineklerin irtifa alçaltmasına imkan yoktu!

Nie Yan uçan bineklere daha fazla odaklanmadan Yükselen Meleği kovalamaya devam etti.

Fena Kral dev bir mavi yarasa sürüyordu. Aşağı bakıp Yükselen Meleğin Nie Yan tarafından kovalandığını görünce emirlerini verdi, "Bütün Sihirbazlar ve Şeytan Avcıları aşağı inip patrona yardım etsin!"

Sihirbazlar ve Şeytan Avcıları uçan bineklerinden atlayarak aşağı inmeye başladı.

"Dikkatli olun. Rakibin Nirvana Alevi olduğunu unutmayın!" dedi Fena Kral.

"Anlaşıldı!"

Sihirbazlar ayakları yere değdiği anda asalarını sallayarak çağırma büyüleri uygulamaya başladı, bu esnada Karanlık Şeytan Avcısı ise uzun yayını hazırlayarak Nie Yan'a üç ok fırlatmaya başladı.

Nie Yan etraftaki binaların üzerine konan siluetleri fark etmişti. Kalbi titredi. Sadece Yükselen Melekle uğraşmak bile yeterince zordu. Şimdi ise üç adet Sihirbaz ve bir de Karanlık Şeytan Avcısı ile uğraşacaktı. Elde ettiği küçük avantaj şimdi kaybolmuştu.

Nie Yan sayı konusunda dezavantajlıydı, Yükselen Melek ise iyi bir avantaj elde etmişti. Nie Yan geri çekilmeye karar verdi.

Geriye doğru sıçrayarak rakibinden uzakta bir yere kondu.

Nie Yan'ın kaçmaya çalıştığını gören Yükselen Melek anında takibe başladı. Nie Yan'ın üzerine bir büyü yağmuru akmaya başlamıştı.

On Kutsal Şövalyenin Kutsal Nesep'ini aktif ederek 15 adet büyüye direkt karşılama yaptı. Kafasının üzerine 5,000'er hasar değerleri fırladı. Bunlar Yükselen Melek ve diğer Karanlık Şeytan Avcısının oklarının verdiği hasardı. Kutsal Nesep etkili olduğu sürece büyü hasarına karşı bağışıklığı bulunuyordu. Yükselen Meleğin oklarının büyü hasarı da etkisiz kalmıştı.

Düşmanların çenesi şaşkınlıktan açık kalmıştı.

"Lanet olsun, bu nasıl bir savunma seviyesi böyle? Saldırım sadece 5,000 hasar vurdu!"

"50,000'in üzerinde can değeri var!"

"Benim büyüm işe yaramadı. Büyü bağışıklığı becerisi uyguladı!"

92 Görüntülenme
3 Nis 2025
Bölüm 891