Series Banner
Novel

Bölüm 874

Rebirth of the Thief Who Roamed the World

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 874: Ticaret İmparatorluğu

Bölüm 874: Ticaret İmparatorluğu

Xie Yao'nun seti tamamlaması Nie Yan'ın endişelenmesi gereken şeylerin sayısını bir azaltmıştı. Xie Yao da şu anda Nie Yan gibiydi, rakiplerinin tepesine çıkarak herkesi geride bırakmıştı. Nie Yan da dahil olmak üzere, İyi Taraf içerisinde Xie Yao'ya layık rakip sayısı en fazla 10 olurdu.

Sonraki birkaç gün Melek Müfrezesi ve Niuren Birliği karşılıklı olarak kayıplar vermeye devam etti. Oyuncuların çoğu savaş alanındaydı. Sadece birkaç oyuncu seviye kasma işlemlerine devam edebiliyordu. Sonuç olarak ise iki ordunun güç oranında da bir değişiklik yaşanmıyordu. İşte savaşın acı gerçeği buydu, tarafların her ikisi de birbirlerine ölü bedenler fırlatıyordu.

Nie Yan'ın komutası altındaki Niuren Birliği oyuncuları aynı zamanda Melek Müfrezesine karşı ekonomik bir savaş da açmıştı, düşmanın büyük piyasa bölgelerindeki savaş için gerekli olan malzemeleri satın alarak fiyatların artmasını sağlamışlardı. Fiyatlar sürekli yükseliyordu. Melek Müfrezesi savaş için gerekli kaynaklarını tazelemek istiyorsa normalde ödediklerinin beş katını ödemek zorunda kalıyordu. Bu duruma uzun süre katlanamazlardı. Melek Müfrezesi ve Yüzyıl Mali Grubu savaşa hazırlanırken yüksek oranda harcama yapmak zorunda kalıyordu.

Nie Yan'ın amacı da zaten buydu. Bunu yaparak en azından Yüzyıl Mali Grubunun finansal gelişimine engel olabiliyordu. Her taraftan aldıkları ağır kayıplar sonucunda cepleri parasız kalacaktı.

Nie Yan'ın Kader Irmağına gönderdiği Hırsızlardan rapor geldi. Ejderha yuvasını bulmuşlardı. Fakat 8 adet yetişkin ejderhanın bölgeyi koruduğunu fark edince daha fazla yakınlaşmaya cesaret edemediler.

Ejderha yuvasının tam olarak nerede olduğunu öğrenmiş olmak bu aşamada yeterliydi. Geri kalan işi Nie Yan kendisi yapabilirdi. Bölgeyi koruyan 8 ejderha beklentilerini aşan bir durum olmuştu. Görünüşe göre bu görev tahmininden daha zor olacaktı.

Tecrübe çubuğuna baktığında son birkaç günde sadece %5 arttığını görünce hayal kırıklığına uğradı. Seviye kasma hızı çok yavaştı.

Nie Yan Yıldızlı Gece İksir Dükkanına gitti. Boşa harcayacak çok az zamanı oluyordu, bundan dolayı buraya çok sık gelemiyordu.

Yaklaşık 10 dakika yürüdükten sonra 16 katlı geniş bina görüş alanına girdi. Yıldızlı Gece İksir Dükkanı baştan aşağı yenilenmişti. Hatıralarındaki binadan çok farklıydı. Beyaz duvarları ciddi ve görkemli bir yapıya sahipti. Kalordaki en yüksek binaydı. Şehri ilk defa ziyaret eden oyuncular durup fotoğraf çekinmeye bile başlamıştı. Burası yerel bir sembol haline gelmişti.

Yıldızlı Gece İksir Dükkanının önünde 30x0 metrelik bir meydan vardı ve ortasında bir şelale mevcuttu. Siyah cübbeli bir Hırsızın heykeli bu şelalenin ortasında yer alıyordu. Görünüşü bir pelerin tarafından gizlenmişti ve hangi yönden bakılırsa bakılsın siması seçilemiyordu. Beli hafifçe bükülmüş vaziyette, iki elinde de hançer tutan bir haldeydi ve tıpkı ileri atılmak için hazır bekleyen bir çita gibiydi, yani bir Hırsızın tipik tasviri söz konusuydu. Normal bir Hırsızdan farklı olarak elinde Kanlı Hançer ve Kıyım Kenarı barındırıyordu. Hançerlerin sahip olduğu kavisli yapı uğursuz bir görünüm katıyordu ve ne kadar ölümcül olduklarını yansıtıyordu.

İnanç oyanmış herkes elbette bu heykelin kimi tasvir ettiğini rahatlıkla söyleyebilirdi.

Ork Kralı Şehrinde Yükselen Meleğin 10 heykeli vardı. Bu duruma karşılık Kalorda sadece Nie Yan'ın heykeli vardı. Fakat yine de bu heykel Yükselen Meleğin heykellerinden 10 daha fazla şöhrete sahipti.

Yıldızlı Gece İksir Dükkanının önünde bulunuyor olmasından dolayı aslında sadece bir heykel olmaktan ileri bir anlam taşıyordu. Bu heykel kurucularının heykeliydi!

Nie Yan Niuren Birliğini bir hiçten inşa etmeye başlamıştı ve Zümrüt İmparatorluğunun yegane hakimi olma seviyesine kadar yükseltmişti. İş sektörü konusunda Yıldızlı Gece İksir Dükkanı bütün rakiplerini saf dışı bırakan bir yapılanmaydı. Birlikteki pozisyonunun yanı sıra sahip olduğu çok sayıda işletme de onun şahsi gücünün ne kadar fazla olduğunun kanıtıydı zaten. Hiçbir zaman yenilgi tatmamış bir adam!

Nie Yan'ın şöhreti ölümsüz bir efsane haline gelmişti. Oyundaki çoğu oyuncu onun başarılarını konuşuyordu.

Nie Yan heykeli görünce istemsiz şekilde gülümsedi. Guo Huai ve diğerleri onun heykelini dikme isteklerini dile getirdiğinde ilk başta buna karşı çıkmış fakat sonrasında ısrarlara dayanamamıştı. Onların da kendince sebepleri vardı. Melek Müfrezesinin, Ork Kralı Şehrinin her tarafında Yükselen Meleği tasvir eden heykelleri vardı. Niuren Birliğinin neden olmayacaktı ki? Bu tarz bir heykel inşa etmek büyük bir anlam barındırıyordu. Kendi şehirlerinde heykel sahibi olan kişilerin sayısı çok azdı. Bu özel tip bir onur göstergesiydi.

Nie Yan'ın asıl beklemediği şey ise bu heykelin gerçekten de Yıldızlı Gece İksir Dükkanına gelen ziyaretçilerin sayısını artırmasıydı. Bu duruma şaşırmıştı.

Nie Yan heykelinin yanından geçerek Yıldızlı Gece İksir Dükkanına girdi. İçerisi tek kelimeyle muhteşemdi. Zemin özel bir beyaz taşla döşenmişti. Aşağı bakanlar kendi yansımalarını bile görebiliyordu.

Dükkanın daha derinlerinde ise birbiri üzerine dizilmiş raflar vardı. Rafların üzerinde her türden malzeme bulmak mümkündü. Gözler için tıpkı bir şenlik alanı gibiydi.

Sırf muhasebe işi için çalışan 60 kişi vardı. Bu ekibin çoğunluğu oyunculardan, azınlığı ise NPClerden oluşuyordu. Resmi iş kıyafetlerini giyinmiş şekilde müşterilere yardımcı oluyorlardı.

Ana salonda yayılmış şekilde duran binlerce oturağa sahip altı farklı dinlenme alanı vardı, çoğu dolu durumdaydı.

Salonun kenar kısmında iki katmanlı merdivenler yukarıya yönelmişti. Sayısız oyuncu bu merdivenleri kullanarak yukarı aşağı hareket halindeydi. Salonun arka kısmında sadece personellerin giriş yapabildiği bir kısım daha vardı. Nie Yan oraya girebilirdi. Fakat içinden bir ses diğerlerinin kullandığı merdivenleri kullanmasını söyledi. Bu merdivenler her ne kadar iki taraftan da bir düzine oyuncuyu alacak kadar geniş olsa da üzerindeki insan trafiği çok yoğundu. Bir başka merdiven daha yapılsa avantajlı olurdu.

İlk katta iksirlerin satıldığı alışveriş alanı vardı. İkinci katta hammadde ticareti yapılıyordu. Bir pazar alanı gibi, her yönden gelmiş olan oyuncular burada şifa bitkileri satıyor ve pazarlık yapıyordu. Bu durum manzaranın karmaşık bir hal almasını sağlamıştı, 600 kişilik çalışan grubu şifa bitkilerinin fiyatını değerlendiriyordu. Şifa bitkilerini aldıktan sonra iki kat yukarı gönderilerek depolara aktarılıyordu.

Kalordaki şifa bitkilerinin %60'ından fazlası Yıldızlı Gece İksir Dükkanının elindeydi. Burası her daim kalabalıktı.

Üçüncü kat ise daha az kalabalıktı. Burada sadece birkaç düzine oyuncu vardı. Buradaki atmosfer biraz daha sakindi. Bu kattaki dizayn diğerlerine kıyasla daha lükstü. Bazı personeller müşterilerle iletişim halindeydi. Bu oyuncular Yıldızlı Gece İksir Dükkanının yağlı müşterileriydi. Her biri farklı büyük birlikleri temsilen buradaydı. Bu müşteriler büyük oranda para harcayan kişilerdi, Niuren Birliğinin gücendirmek istemediği oyunculardı, bundan dolayı Yıldızlı Gece İksir Dükkanı bu müşteriler için ayrı bir kat sunuyordu.

Bu yağlı müşterilerin kimliği personel tarafından onaylanıyordu ve bu şekilde Melek Müfrezesi ve Yüzyıl Mali Grubuna satış yapılmıyordu. Yüksek miktarda mal aldıklarından dolayı kendilerine sunulan teklif de iyi oluyordu. Bu kişilerin yaptığı bir alışveriş bile yüz binlerce altına mâl oluyordu. Ara sıra bir milyon altın değerinde alışveriş yaptıkları bile oluyordu. Her bir alışveriş büyük miktarda kâr getiriyordu.

Dördüncü kat ve sonrası ise müşteriler için yasaklı bölgeydi. Bunun sebebi buradan sonrasının Niuren Birliğinin Simyacılarının çalışma bölgesi olmasıydı. Ana şubede 800'ün üzerinde atölye vardı ve binlerce simyacı burada Nie Yan için çalışıyordu. Bir gün içerisinde ürettikleri iksir miktarı akıllara durgunluk verici düzeydeydi. Elbette, diğer şubeler de hesaba dahil edildiğinde Niuren Birliğinin toplam Simyacı sayısı 60,000'i geçiyordu. Fakat bunlardan sadece en iyileri ana şubede çalışmak için davet alıyordu. Eğer bir birliğe katılmak isteseler bulunmaz bir hazine gibi değer görürlerdi. Normalden çok daha fazla ödüller kazanıyorlardı ve çoğu oyuncu onlara kıskançlıkla bakıyordu, ama buna değiyorlardı.

Nie Yan üst katlara ilerledi. Daha üst katlarda ilerlerken ara sıra atölyelere göz ucuyla bakarak gözlem yapıyordu. Bazılarının kapısı açıktı, içerideki Simyacıları görebilmesini sağlıyordu. Yıldızlı Gece İksir Dükkanı, çalışanlarına performanslarına göre ödeme yapıyordu. Ne kadar çok iksir yaparlarsa o kadar çok para kazanıyorlardı. Bu durum elbette Simyacıların daha fazla çalışmasını sağlıyordu. Çoğu profesyonel oyunculardı. Burada kazandıkları maaşlar kendilerine ve ailelerine rahat bir hayat sunabilmek adına yeterli olmakla kalmıyor fazlasını bile sunuyordu. Çoğunun maaşı yüksek kademeli yöneticilerle aynıydı.

İnanç ve gerçek dünya birbiri ile çok iyi entegre olmuştu. Gerçek dünyanın üretim yetenekleri oldukça gelişmişti. İnsan gücüne olan ihtiyaç neredeyse sıfırlanmıştı. Fakat bu kadar çok sayıda insan elbette ailelerine bakmak zorundaydı. Ellerinde bir iş olmazsa toplumun gözünde birer sülükten başka bir şey olamazlardı. İnanç, meslekler için apayrı bir sektör yaratmıştı, profesyonel oyuncular barındırıyordu. Oyundan kazanılan maaşlar, gerçek dünyadaki çok sayıda işsiz ve evsiz kişiler için bir fırsat olmuştu. Oyuna bu kadar çok para yatırılmasına şaşırmamak gerekirdi.

Federasyonun desteğiyle İnanç aynı zamanda bankacılık servisi de veriyordu. Bundan dolayı altın döngüsü oldukça canlıydı. Eğer oyuncular büyük oranda altına sahipse bu sistemi kullanarak gerçek dünyadaki paraya çevirme yapabiliyorlardı. İnanç artık gerçek dünya ile iyice bağlantılı bir hal almıştı.

İnanç’a bu kadar çok sayıda kişinin giriş yapmasının sebebi de zaten bu yeni mesleklerin ortaya çıkmasıydı. Elbette yüksek oranda para kazanabilen kişilerin sayısı azdı. Çoğu kişi sadece kendilerini idare edebilecek düzeyde kazanıyordu. Tıpkı gerçek dünyada olduğu gibi, asıl büyük parayı balinalar yutuyordu. Çoğu sıradan oyuncu paralarını oyuna yatırarak durumlarını iyileştirme çabasındaydı.

Federasyonun yayınladığı verilere göre İnanç, ülkenin gayri safi milli hasılasının %20'sini oluşturuyordu. Bu şok edici bir sayıydı. Bütün o büyük mali grupların İnanç’a girmek istemesine şaşırmamak gerekirdi, hepsi de pastadan dilim almak istiyordu. Yüzyıl Mali Grubu da dahil olmak üzere çoğu mali grup oyuna yüksek miktarda para yatırmıştı. Mali grupların yaklaşık değerinin %25'i oyuna yatırılmıştı. Son gelişmelerin ışığında bazıları %40'a kadar çıkmıştı bile.

90 Görüntülenme
3 Nis 2025
Bölüm 874