Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 789: Şimdilik Elveda
Bölüm 789: Şimdilik Elveda
Nie Yan ve Xie Yao diğer villaya doğru yola çıktı. Vardıklarında Wang Duo, Lin Yi ve diğerlerinin çantalarını hazırladığını gördüler. Resmi askeri kıyafetlerini giyinmişlerdi ve rütbe sıralamasına göre duruyorlardı.
"Eğitmen Nie, Bayan Yao, günaydın!" elemanların hepsi selam verdi.
Nie Yan başıyla onayladı. "Rahat. Sizlere tren istasyonuna kadar eşlik edeceğiz."
"Anlaşıldı efendim!" Wang Duo, Lin Yi ve diğerlerinin yüzünde biraz somurtkan bir ifade vardı.
"Moralinizi bozmayın. Bugün buradan ayrılıyor olabilirsiniz, ama bu bir daha karşılaşmayacağımız anlamına gelmez. Her daim ziyaret etmekte özgürsünüz. Hadi, gidelim." Son birkaç aydır komşu olduklarından dolayı kendisi de biraz duygulanmıştı aslında.
Wang Duo, Lin Yi ve diğerleri Nie Yan'a baktı, bir şey söylemek istiyor gibilerdi.
"Nedir aklınızdaki? Rahatça konuşun," Bakışlarını Wang Duo'ya çevirdi. "Wang Duo, söyle hadi."
"Evet efendim!" Wang Duo bir süre tereddüt ettikten sonra konuştu, "Eğitmen Nie, Eğitmen Süngü gelmiyor mu?"
"Hayır, gelmeyecek," Bakışlarını grubun üzerinde gezdirdi. Sadece birkaç gün önce dişlerini gıcırdatarak Süngüye öfkeli bakışlar fırlatıyorlardı. Şimdi ise onun nerede olduğunu ve gelip gelmeyeceğini merak ediyorlardı. Nie Yan aniden bir şeyi anladı. Süngü aslında sert bir eğitmen olabilirdi, fakat bu askerlerle aralarında bir bağ oluşturmuştu Bu durum sıradan insanların anlayabileceği bir şey değildi.
"Oh..." öğrenciler hayal kırıklığı ile iç çekti.
Herkes hazırlıklarını tamamladı ve tren istasyonuna doğru yola çıktılar. Wang Duo ve diğerleri sessizliğe gömüldü. Her ne kadar Nie Yan eğitimden asıl sorumlu kişi olsa da vaktin çoğunu Süngü ile geçirmişlerdi. Oyun içerisinde bile Nie Yan'la nadiren temasta bulunuyorlardı. Nie Yan çok meşguldü. Bundan dolayı Süngüyü aracı kişi olarak kullanıyordu.
"Süngü size veda etmeden mi gitti?" diye sordu Nie Yan.
"Bize, onun öğrencileri olduğumuzu kimseye söylemememizi tembih etti, eğer söylersek onu utandırırmışız." dedi Wang Duo.
Nie Yan güldü. "Evet, bu sözler onun söyleyeceği sözlere benziyor. Onun karakteri böyle. Bu kadar üzülmeyin."
Öğrenciler bir kez daha arkalarını dönüp villaya baktı. Hala Süngünün gelip onlara veda etmesini bekliyorlardı.
Birkaç dakika sonra grup trene istasyonuna yaklaşmıştı. İstasyona geldiklerinde tren de gelmek üzereydi. 20 dakika sonra ayrılacaklardı.
Wang Duo, Lin Yi ve diğerleri Nie Yan'ın önünde rütbe sırasına göre dizildi. Oldukça saygılıydılar, kendilerinden üst birisi ile karşı karşıya olduklarının farkındalardı. Fakat bu elemanların yaşı Nie Yan'dan büyüktü. İstasyondaki diğer yolcular şaşkınlıkla bu olayı izliyordu.
"Bu kadar katı durmanıza gerek yok. Rahat olabilirsiniz." Nie Yan elini sallayarak konuştu.
Ama bu öğrenciler rahat olmak konusunda pek tecrübeli değildi.
Xie Yao istemsiz şekilde güldü. Bu elemanlar gerçekten de ağaçtan yontulmuş birer kazık gibiydi.
Nie Yan da istemsizce gülümsedi. "Hala 20 dakikamız var. Ben Süngüyü arayayım."
"Ha... Hayır, sorun değil," dedi Wang Duo aceleci şekilde.
"Ona son bir kez veda etmek istemez misiniz?" diye sordu Nie Yan.
Öğrenciler birbirlerine baktı, utanıyorlardı. Doğrusunu söylemek gerekirse Süngüye karşı kalplerinde derin bir saygı vardı.
"Oh, peki. O halde binin hadi trene." dedi Nie Yan umursamaz şekilde. Wang Duo ve diğerlerinin nasıl bir duygu içerisinde olduğunu anlayabiliyordu. Süngünün buraya gelmemesi gerçekten de utanç vericiydi.
Öğrenciler Nie Yan'a veda ettikten sonra tam trene bineceklerken aralarından biri konuştu, "Eğitmen Süngü geldi." Herkes dönerek Süngünün bulunduğu noktaya baktı.
"Gelmeyeceğini söylememiş miydin sen?" Nie Yan heyecanlı şekilde sordu. Süngünün yüz ifadesinde bir detay yakalamıştı. Bu taze bir ifadeydi, daha önce görmemişti.
"Eğitmen Süngü!" Wang Duo, Lin Yi ve diğerlerinin yüzünde sevinç ifadesi vardı. Süngünün buraya geleceğine dair olan umutları tükenmek üzereydi.
"Canım sıkıldı, bundan dolayı gelip şu çömezleri bir kez daha göreyim dedim. Şu eleme sınavı mıdır nedir, eğer o sınavı geçemezseniz gelip beni görmeye zahmet bile etmeyin," dedi Süngü.
"Anlaşıldı efendim!" Elemanların hepsi de aynı anda cevapladı.
"Pekâlâ, şimdi gözümün önünden kaybolun hadi." Süngü elini salladı, yüzünde rahatsız olmuş gibi bir ifade oluşmuştu.
"ANLAŞILDI EFENDİM!" Göğüslerini iyice şişirerek selam durdular ve tekrar bağırdılar, "TEŞEKKÜRLER EĞİTMEN NİE! TEŞEKKÜRLER EĞİTMEN SÜNGÜ!" Hepsi de içten selam durmuştu, sonrasında eğilerek saygılarını gösterdiler.
Nie Yan bu manzara karşısında duygulanmıştı. Birilerine veda etmek hiçbir zaman kolay olmazdı. Birlikte bu kadar zaman geçirdikten sonra bu şekilde veda etmek zordu. Süngüye baktığında dudaklarının titrediğini gördü. Süngü bir şey söylemek ister gibiydi ama çekiniyordu. Süngü her ne kadar duygularını açık etmekten kaçınan birisi olsa da sonuçta kendisi de bir insandı. Nie Yan onun içinde bulunduğu durumu anlayabiliyordu.
Herkesin kalbinde tarif edilemez duygular oluşmuştu.
"Hadi acele edin. Bir avuç aptal gibi oyalanmayı bırakın yoksa herhangi birinizin benim öğrencim olduğunuzu inkar ederim!" dedi Süngü.
Wang Duo ve diğerleri çok duygulanmıştı. Aceleyle başlarını salladılar ve Süngüye son bir kez daha baktılar, sonrasında trene bindiler.
Nie Yan ve Süngü öğrencilerin trende uzaklaşmasını izledi. Bir süre sonra tren iyice uzaklaşmaya başlamıştı.
Bu esnada Wang Duo ve diğer öğrenciler trenin camlarından kafalarını çıkarıp tekrar veda etmek için ellerini salladı. "ELVEDA EĞİTMEN NİE! ELVEDA EĞİTMEN SÜNGÜ!"
Tren iyice hızlandı ve ufukta kayboldu.
"Şu elemanlar yok mu..." Nie Yan güldü. Nie Yan bakışlarını Süngüye çevirdi. "Şimdiden onları özledin herhalde?"
"Aman be, bunlar gibi bir avuç işe yaramazı kim özler ki? Benden ne kadar uzak olurlarsa o kadar iyidir. Şu anda daha mutlu olamazdım."
Nie Yan merak içerisinde Süngüye bakıyordu. Süngü her ne kadar duygularını saklamaya çalışsa da işe yaramıyordu. İfadesi ve hamleleri nasıl bir ruh hali içerisinde olduğunu belli ediyordu.
Süngü biraz utanmış gibiydi. İfadesini bilerek sertleştirerek konuştu, "Ben artık gideyim. Siz iki aşk böceğini yalnız bırakayım."
Ne kadar da eğlenceli bir adam. Nie Yan istemsizce güldü. Wang Duo ve diğerlerini gönderdikten sonra artık Mo Yuntian'ın kendisine verdiği görevi tamamlamış demekti. Öğrencilerin bundan sonraki hayatı ise kaderlerine bağlıydı. Bu zorlu eğitimden geçtikten sonra öğrencilerin yeterli oranda geliştiğine inanıyordu. 12. Mekanize Zırhlı Birliğe girip giremeyeceklerini ise zaman gösterecekti.
Nie Yan ve Xie Yao tren istasyonundan ayrılarak okulun yolunu tuttu.
Günleri huzurlu geçmişti. Son ders saati de bittiğinde ikili eve döndü. Gece vakti geldiğinde tekrar İnança girdiler.
