Series Banner
Novel

Bölüm 1148

I Shall Seal The Heavens

I Shall Seal The Heavens - Bölüm 1148: ####

Bölüm 1148: ####

Işık oku ortaya çıktığında bir kol yok edildi ve ardından devasa bir varlık imha edildi. Bunlar İsyan Tao'sunun Hainlik Sutrası ışığının dengesini bozan etkenlerdi. Güçlü Ölümsüzlük Kapısı da dahil sürekli müdahale görmüştü. Sonuç olarak ışık sütunundan gelen kovma gücü geçici olarak kesildi.   Meng Hao bu anı kullanarak son kez elini uzattı ve İsyan Tao'sunun Hainlik Sutrası ışık sütununa daldırdı. Eli ışığın içine girdiği anda Paragon Deniz Rüyası'nın çekme ışını giderek güçlendi.   Bu şiddet artışı diğerlerinin gözlemleyemeyeceği bir şeydi ama Meng Hao hissedebiliyordu ve gözleri titreşse de sesli olarak bir şey söylemedi.   Işık onu daha da şiddetle çekti. Fakat tam o anda okun etkileri yüzünden Meng Hao son bir anlığına uzanarak ışık sütununa dokunmuştu!   "İsyan Tao'sunun Hainlik Sutrası, bana aitsin!" diye kükredi. Elini ışık sütununa daldırırken gözleri ışıl ışıldı.   Havayı şaşırtıcı gürültüler doldurdu ve her yer sallanıyordu. Olup bitenlerin sonucunda kara deliğin içindeki figürler öfkeli bağırışlar kopartmaya başladılar.   "HAYIR!!"   "O sana ait değil! Lanet olsun! Bırak!!"   "O 33 Gök'e ait!!"   Bu öfkeli ve kızgın bağırışlar gök gürültüsü gibi gürlerken Meng Hao sarsıldı ve ağzından kan geldi. Kara deliğin içindeki figürler öfkeli olmalarına rağmen dışarı çıkmaya cüret edemediler. Biraz önceki ok olayında bütün cesaretlerini yitirmişlerdi!   Tek yapabildikleri öfkeli kükremelerle Meng Haoyu hırpalamaktı. Ağzından kan geldi ama şuan Yücegök Tao Ölümsüzü Aleminde olduğundan buna karşı direndi. Eli durmadı ve ışık sütununa girdiği anda bir kavrama hareketiyle gerçek İsyan Tao'sunun Hainlik Sutrası'nı tuttu.   O anda vücudundaki kan daha da çılgınca kaynamaya başladı, sanki içinde bir şey uyanıyordu. Meng Hao'nun zihni tamamen gümbürtü sesleriyle doldu.   Vücudu gürlerken İsyan Tao'sunun Hainlik Sutrası sağ eli yoluyla İsyan Tao'sunun Hainlik Sutrası içine özümsendi.   Bu olurken ışık sütunu da zayıflamaya başladı. Aynı zamanda Meng Hao'nun içindeki kan tamamen kaynadı. İçinde gök gürültüsü gibi çatırdamalar yankılandı.   Aniden sonsuz bir gururla dolu antik bir ses çınladı, adeta Meng Hao'nun kanında var olan bir ses. Fakat ancak İsyan Tao'sunun Hainlik Sutrası'nın özümsenmesi sayesinde o ses konuşabilmişti. Sanki en antik zamanlardan gelerek modern çağda yankılanıyor gibiydi.   "Dokuz antik soy isim; Tarihöncesinin kaynağı; görkemli enginliğin Lordları; sınırsız Gök ve Yer... Dokuz Yücegök Klanının bu çağında, Fang Klanı liderliği aldı ve Özü'nün peşine düştü. O soyun Nirvanik Yeniden Doğuş'a sahip bütün üyeleri için çakralar açıldı!"   Meng Hao'nun zihninde su ses çınladığı sırada vücudundaki bütün kan adeta bozuldu. İsyan Tao'sunun Hainlik Sutrası daha sonra içindeki her bir kan hücresiyle bütünleşti ve kanının her damlasının aynı soy gücüyle yankılanmasını sağladı.   Tam bu sırada, Dağ ve Deniz Alemi'nin Dokuzuncu Dağ ve Denizindeki Güney Gök gezegeninde Meng Hao'nun babası Tang Kulesinde oturuyor ve Güney Gök gezegenini koruma görevini ve sözünü yerine getiriyordu.   Bir anda vücudunu bir titreme aldı ve gözleri açıldı. Damarlarındaki kan adeta yanıyormuş gibi hissederken gözlerinden şaşkın ve karmaşık bir parıltı geçti. Yavaş yavaş içinden azur bir ışık yükselmeye başladı. Bu azur ışık... bir Yücegök Ölümsüzü'nün ışığıydı!!   Gümbürtü sesi dört bir yanda yankılandı. Fang Xiufeng'in gelişim merkezi Antik Alem'in zirvesindeydi ve şuan güç ile taşıyordu. Gök ve Yer renklerle parladı ama bir an sonra her şey sakinleşti. Herhangi bir gelişim merkezi ilerlemesi yapmadı. Fakat vücudunun içinde azur renkli bir Tao tohumu belirmişti!   Bu Tao tohumu bir Yücegök Tao tohumuydu. Eğer onu geliştirirse Yücegök yolunda yürüyebilecek ve en sonunda bir Yücegök Ölümsüzü olacaktı!   Fang Xiufeng'in gözleri tekrar açıldı, kalbi titredi ve yüzü titreşti. Hala biraz kafası karışıktı ve ne olup bittiğini çözememişti.   Bu tür bir deneyimi sadece o yaşamamıştı. İmparator Ölümsüz Tarikatı'ndaki Meng Hao'nun kız kardeşi Fang Yu şuan kapalı meditasyonda oturuyordu. Aniden azur bir ışığın parlamaya başlamasıyla birlikte Yücegök Tao tohumu içinde şekillendi!   Bir şok dalgası patladı ve o sırada kapalı odanın dışında ona karşı olan aşkı ile ilgili laf kalabalığı yapan kel Sun Hai şaşkınlıkla bağırdı. Adeta güçlü bir saldırıyla vurulmuş gibi ağzında kanlarla geriye savruldu.   Doğu Zaferi gezegeni Fang Klanında damarlarında Fang Klanı kanı taşıyan herkes benzer tecrübeler yaşarken tüm Doğu Zaferi gezegeni azur ışıkla parladı. Fang Wei ve Büyük Kıdemli'nin etrafı azur parıltıyla sarılmıştı. Fang Klanının Tao Alemi Patrikleri ve diğer Fang Klanı üyeleri soyut bir değişim tecrübe ettiler. Tıpkı Meng Hao'nun zihninde konuşan ses gibiydi. Nirvanik Yeniden Doğuş sayesinde çakralar açılmıştı!   Fang Klanı ilk Yücegök Klanı idi!   Tüm Dokuz Dağlar ve Denizler de rüzgar uğuldadı. O anda... Fang Klanının şöhretini kat kat artıracağı adeta netleşmişti. Yeterli sürede Lord Ji'yi bile sarsabileceklerdi. Dahası, daha fazla zaman geçtiğinde Fang Klanı'nın sesi Dokuzuncu Dağ ve Deniz'deki en üstün şey olacak ve onlar mutlak şekilde en önemli klan pozisyonunu alacaklardı.   Bunun nedeni Fang Klanı'nın artık bir... Yücegök Klanı olmasıydı!   Bu sırada Rüzgarlı Alem'deki Meng Hao'dan gümbürtü sesleri yayılıyordu. Alnındaki üçüncü Nirvana meyvesi oradan çıkmadı. Bunun yerine İsyan Tao'sunun Hainlik Sutrası'nı çılgınca özümseyerek onu Meng Hao ile kaynaştırıyordu.   Meng Hao adeta patlayacakmış hissi uyandıran bir kuvvetle dolarken şiddetle sarsıldı. Eş zamanlı olarak tüm Fang Klanı değişiyordu. Fakat diğer Fang Klanı üyelerinin aksine Meng Hao bir Yücegök Tao tohumu şekillendirmiyordu.   O... herhangi bir Tao tohumuna sahip değildi!   Çünkü soy onun sayesinde açılmıştı. Onun ismi yüzünden çakralar serbest bırakılmıştı. Şuandan itibaren soy bakış açısına göre Meng Hao birinci nesil Patriği geride bırakmıştı!   O şuan Yücegök Fang Klanı'nın tek gerçek patriğiydi!   Belki şuan gelişim merkezi yeterince yüksek değil ve statüsü yetersiz olabilirdi. Fakat soyunun kuvveti sayesinde... o Patrikti!   Fang Klanı'ndaki herkesin soyu Meng Hao sayesinde uyanmıştı. Dahası, bütün Fang Klanı üyeleri şuan içlerinde Yücegök Tao tohumlarına sahipti. Esasen bunun sebebi Meng Hao'nun kanının nüfuzuydu. O tüm bunların kaynağıydı!   Dahası... Meng Hao Dağ ve Deniz Alemi'ndeki bütün Fang Klanı üyelerinin kanlarını da hissedebiliyordu.   En şaşırtıcı olanı ise onun gerçekten de Fang Klanı Patriği olduğunu kanıtlamasının en iyi yolunun bütün Fang Klanı üyelerinin hayat ve ölümlerini kontrol edebiliyor olmasıydı!   Tek bir düşüncesiyle herhangi bir Fang Klanı üyesini öldürebilirdi. Fang Klanı üzerinde tam bir hakimiyete sahip olacaktı. Bu bir Yücegök Tao Ölümsüzü ve bir Yücegök Klanı'nın Klan Şefi olmanın getirdiği güçtü. Hayat ve ölüm anlamında nihai güce sahipti!   Tüm bunları tarif etmek zaman alsa da çok kısa bir sürede olup bitmişti. İsyan Tao'sunun Hainlik Sutrası'nın özümsenmesi ve ardından Meng Hao'nun elinde tamamen eriyerek yok olması bir anda olup bitmişti.   İsyan Tao'sunun Hainlik Sutrası artık Meng Hao'nun bir parçasıydı, soyunu açan ve ardından bu gücü bütün Fang Klanı üyelerine aktararak Tao tohumları elde etmelerine olanak sağlayan bir anahtardı.   Aynı sırada İsyan Tao'sunun Hainlik Sutrası onun üçüncü meyveyi özümsemesine olanak sağlamış ve bu kaynaşma daha önceki Nirvana Meyvelerinden tamamen farklı olmuştu. Dahası, kaynaşma işlemi zaman alacaktı.   Meng Hao'nun tam ve gerçek anlamda bir Yücegök Tao Ölümsüzü olması aylar alacaktı!   Dağ ve Deniz Aleminde o... Yücegök Tao Ölümsüzü'ydü!   Bir Yarı-Tao gelişimcisiyle aynı seviyede güçlü bir uzman olacaktı. Hatta Tao Alemi uzmanlarıyla dövüşebilecekti. Antik zamanlardan günümüze kadar bu Ölümsüz Alemin nihai zirvesiydi!   İsyan Tao'sunun Hainlik Sutrası yok olduğunda Meng Hao geriye çekildi. Paragon Deniz Rüyası'nın yakınsama ışını onu geriye doğru sertçe çekti. Meng Hao kafasını çevirdiğinde diğerlerinin çoktan Rüzgarlı Alem'den çıktığını gördü.   Chu Yuyan bile Paragon Deniz Rüyası tarafından dışarı çekilmişti.   Chu Yuyan'ı uzaklarda gördüğünde kalbi karmaşık duygularla doldu. Tao-Gök ve diğer Kademe gelişimcileri ve Chu Yuyan'ın Ölümsüzlük Kapısı olmadan İsyan Tao'sunun Hainlik Sutrası'nı almaya bu kadar asla yaklaşamazdı.   Chu Yuyan'a karşı olan hisleri daha da karmaşık bir hal aldı ve iç geçirdi.   Bütün Dağ ve Deniz Alemi insanlarından Rüzgarlı Alem'i en son terk eden Meng Hao oldu. Oradan tam anlamıyla ayrılmak üzereyken arkasına bakarak İmparator'un ruhunu gördü ve hafifçe gülümsüyor olduğuna şahit oldu. Sanki Meng Hao'nun İsyan Tao'sunun Hainlik Sutrası'nı alması umurunda değil gibiydi.   Ardından yüzünde karmaşık bir ifade bulunan Rüzgarlı İmparatorluk Lordu'nu gördü.   En sonunda merkez tapınak bölgesinde duran Zong Wuya'yı gördü. Zong Wuya da ona yüzünde beklenti ifadesiyle baktı. Meng Hao onun odaklanışını hissedebiliyordu, sanki Zong Wuya adeta gerçek Tao'yu tecrübe edebilir gibi hissediyordu.   Kara delik çoktan tamamen açılmıştı. İsyan Tao'sunun Hainlik Sutrası olmasa da Rüzgarlı Alem'in yolu engellenmedi. Aksine... Sutra'nın sadece varlığı Rüzgarlı Alem'in Dağ ve Deniz Alemi'nin dışında yer alacağını garantilemişti, Meng Hao'nun almasının bir önemi yoktu.   Şuan Rüzgarlı Alem gitmişti, belki belki 34. Gök olacak yada olamayacaktı. Bu noktada bu soruya cevap vermek imkansızdı.   Her halükarda Rüzgarlı Alem'de yaşayan varlıklar için bu bir başarı sayılırdı. En sonunda... Dağ ve Deniz Alemi'nden kaçmışlardı!   Meng Hao sınıra doğru uçarken sonsuz gümbürtüler boşlukta yankılandı. Ardından toprakların kara delik tarafından yavaş yavaş yutulmasını izledi.   Gök gürültüsü ve rüzgar uğuldadı ve ardından kara delik yavaş yavaş küçüldü. Ortadan kayboldu ve devasa ağ yıldırım ve gök gürültüleri arasında yok olmaya başladı. Bu noktada Meng Hao ağın diğer tarafındaki sayısız figürü zar zor görebiliyordu. Hepsi de ona ve Paragon Deniz Rüyası'na bakıyordu. Bir an sonra ortadan kayboldular.   Hemen sonra devasa ağ gitti ve geriye kalan tek şey... karanlık oldu.   Rüzgarlı Alem gitmişti....   Zong Wuya'nın büyük bir arzuyla aradığı gerçek Tao'yu bulup bulamayacağını Meng Hao'nun bilmesine imkan yoktu. Fakat emin olduğu şey günün birinde kendisi bizzat 33 Gök'teki dünyaların her birini ziyaret edecekti!   Bölüm ismi: Yücegök Fang Klanı!

55 Görüntülenme
20 Nis 2025
Bölüm 1148